İş yerinde yöneticinizden aldığınız basit bir geri bildirim veya partnerinizin söylediği sıradan bir söz tüm gününüzü mahvediyor mu? Söylenenleri günlerce zihninizde evirip çeviriyor, uykularınızı kaçıracak kadar derin bir üzüntü veya öfke hissediyor musunuz? Eğer her yorumu kişiliğinize yapılmış bir saldırı olarak algılıyorsanız, yalnız değilsiniz.
Bir Kişisel Gelişim Danışmanı ve Mentör olarak, eleştiriye karşı aşırı hassasiyetin (alınganlık) dış dünyadan çok, iç dünyamızdaki savunma mekanizmalarıyla ilgili olduğunu sıklıkla gözlemliyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden baktığımızda, bu durum çoğunlukla “Kişiselleştirme” (olayları tamamen kendi üzerine alınma) ve “Zihin Okuma” gibi bilişsel çarpıtmaların bir sonucudur.
Çevrenizdeki insanların sözlerini birer ok gibi hissetmenize neden olan bu yorucu döngüyü kırmak için, alınganlığı besleyen 3 büyük yanlışı (miti) ve rasyonel gerçekleri birlikte inceleyelim:
Yanlış 1: “Davranışımı Eleştiriyorsa, Beni Sevmiyor ve Değersiz Görüyor”
-
Mit: Biri yaptığınız bir işi veya bir tavrınızı eleştirdiğinde, bunu doğrudan karakterinize, zekanıza veya tüm varlığınıza yönelik bir ret olarak algılarsınız.
-
BDT Gerçeği: Eylemleriniz kimliğinizin tamamı değildir. Birinin hazırladığınız bir raporu veya yemeği eleştirmesi, sadece o anki “sonucu” değerlendirdiğini gösterir, sizin “değersiz” olduğunuzu değil. BDT, eleştiriyi kişiliğinizden ayırıp sadece eyleme yönelik objektif bir veri olarak okumanızı sağlar.
Yanlış 2: “Söylenen Her Sözün Altında Bana Yönelik Gizli Bir İma Var”
-
Mit: İnsanların yorgunluklarını, suskunluklarını veya sıradan sözlerini sürekli kendinize yorarsınız. “Bana böyle dediğine göre kesin dünkü olaya bozuldu” diyerek senaryolar yazarsınız.
-
BDT Gerçeği: Bu, zihnin en yorucu tuzaklarından biri olan “Zihin Okuma” hatasıdır. İnsanların hayatında sizden bağımsız stresler, yorgunluklar ve dertler vardır. Başkalarının niyetlerini kanıtsız bir şekilde tahmin etmeye çalışmak yerine, sadece duyduğunuz somut kelimelere odaklanmayı (veya belirsizse doğrudan sormayı) öğrenmek zihni özgürleştirir.
Yanlış 3: “Kendimi Sertçe Savunmazsam, Beni Ezebileceklerini Düşünürler”
-
Mit: Gelen en ufak bir eleştiride anında duvarlarınızı örer, karşı saldırıya geçer veya tamamen küserek iletişimi kesersiniz. Bunun sizi koruduğuna inanırsınız.
-
BDT Gerçeği: Sürekli savunmada kalmak bir güç göstergesi değil, derin bir incinme korkusunun işaretidir. Gerçek özgüven, her söze cevap vermek veya küsmek değil; eleştirinin içindeki (varsa) haklı payı süzebilmek, haksız kısımları ise öfkelenmeden, sınır çizerek nazikçe reddedebilmektir.
Zihninizi Yönetmek Sizin Elinizde
Başkalarının kelimeleri üzerinde kontrolünüz yoktur; ancak o kelimelerin size çarpıp yara açmasına veya bir kalkanla sekip gitmesine karar verecek olan sizsiniz.
Eğer siz de sürekli tetikte yaşamaktan, insanların ne düşündüğünü analiz etmekten yorulduysanız ve duygusal dayanıklılığınızı artırmak istiyorsanız, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile o görünmez zırhınızı birlikte inşa edebiliriz. Eleştirileri kişiselleştirmeyi bırakıp, daha sakin ve özgür bir iletişim kurmak için rehberlik isterseniz, ben Didem Erişen, buradayım.
Sevgiyle ve dengede kalın,
Didem Erişen Kişisel Gelişim Danışmanı / Mentör



