egresyon terapisi ile hayatındaki yorucu kısır döngüleri ve labirentleri kırarak aydınlık ve özgür kendi yoluna adım atan kişiyi gösteren illüstrasyon.
Paylaş:
Blog

Sürekli Tekrar Eden Hayat Döngüleri: Tesadüf mü, Bilinçaltı Kodu mu?

Hiç hayatınızda aynı filmi tekrar tekrar izliyormuş hissine kapıldığınız oldu mu? Belki yüzler, isimler veya iş yerleri değişiyor ama hikayenin sonu hep aynı bitiyor: Hep sizi duygusal olarak sömüren partnerleri buluyorsunuz, tam maddi olarak rahata erecekken hep bir kriz çıkıyor veya hak ettiğiniz o terfiyi son anda hep bir başkasına kaptırıyorsunuz.

Birçok insan bu durumu “Benim kaderim böyle” veya “Hep beni bulur zaten” diyerek kabullenir. Ancak bir Kişisel Gelişim Danışmanı ve Mentör olarak size şunu söyleyebilirim: Hayatta hiçbir döngü tesadüfen tekrar etmez.Zihniniz, çözülmemiş bir travmayı veya hatalı bir kök inancı şifalandırana kadar, size aynı senaryoyu farklı oyuncularla sahnelemeye devam eder.

Gelin, bu kısır döngülerin regresyon terapisi ile nasıl kırılabileceğini ortak bir danışan hikayesi üzerinden inceleyelim:

Kısır Döngünün İçindeki Gizli Kanca

Danışanımız, ilişkilerinde sürekli “kurtarıcı” rolünü üstleniyor, hep problemli, sorumluluk almayan partnerleri hayatına çekiyordu. İlişkinin başlarında her şey harika gitse de, sonunda tüm yük onun omuzlarına biniyor ve tükenmiş, değersiz hissetmiş bir şekilde terk ediliyordu. Bilinçli zihniyle (o %5’lik kısımla) saygılı ve eşit bir ilişki istiyordu ama bilinçaltı (o devasa %95) onu ısrarla aynı uçuruma sürüklüyordu.

Regresyon ile “İlk Tohumun” Bulunması

Regresyon seansımızda, bu döngüyü yaratan o ilk duyguya doğru güvenli bir yolculuğa çıktık. Bilinçaltı bizi danışanımın 6 yaşındaki bir anısına götürdü. Annesi çok hastaydı, babası ise evi terk etmişti. Küçük kız, annesine bakmak için adeta bir yetişkin olmak zorunda kalmıştı. O anıda küçük kızın zihni şu hatalı kodu yazmıştı: “Sevilmek ve hayatta kalmak için başkalarının yükünü taşımalıyım. Kendi ihtiyaçlarımı yok sayarsam değerli olurum.”

İşte yıllardır onu toksik ilişkilere çeken şey şanssızlık değil, içindeki o 6 yaşındaki kız çocuğunun “Ben kurtarıcı olursam beni severler” şeklindeki çaresiz inancıydı.

Kodu Kırmak ve Özgürleşmek

Regresyon seansında, bugünkü yetişkin haliyle o anıdaki 6 yaşındaki kız çocuğunun yanına gittik. Ona sarıldı, yüklerini ondan aldı ve “Artık birilerini kurtarmak zorunda değilsin, sen sadece var olduğun için sevilmeye layıksın” güvenini verdi. O anıdaki sıkışmış duygu boşaldığında, bilinçaltındaki o zehirli “kurtarıcı” kodu da kırılmış oldu.

Bugün danışanımız sınırlarını koruyabilen, “hayır” diyebilen ve sadece kendi sorumluluğunu alan sağlıklı ilişkilere adım atabiliyor. Çünkü artık aynı sınavı vermesine gerek kalmadı.

Zihninizi Özgürleştirmek Sizin Elinizde

Tekrar eden döngüler sizin kaderiniz değil, bilinçaltınızın “Lütfen bu eski yarayı gör ve iyileştir” deme şeklidir.

Eğer siz de hayatınızda sürekli aynı duvara çarpmaktan, aynı hüsranları yaşamaktan yorulduysanız, regresyon terapisi ile o döngünün kök nedenini bulup şifalandırabiliriz. Kendi hayat hikayenizin kontrolünü yeniden elinize almak ve o kısır döngüden çıkmak için bir rehberlik isterseniz, ben Didem Erişen, buradayım.

Sevgiyle ve özgürce kalın,

Didem Erişen Kişisel Gelişim Danışmanı / Mentör

Bilinçaltı kök inançlarDidem Erişen mentörlükİlişkilerde aynı hatalarRegresyon terapisi vakaTekrar eden hayat döngüleri

Related Posts