Doktor doktor gezdiniz, sayısız tahlil yaptırdınız, MR çektirdiniz ve sonuçlar temiz çıktı. Fiziksel olarak sapasağlamsınız ama o geçmek bilmeyen boyun tutulmalarınız, sırtınızdaki o ağır yük hissi veya şiddetli baş ağrılarınız bir türlü yaknızı bırakmıyor. Çevrenizdekiler size “Strestendir, takma kafana” diyor ama o ağrı gerçek ve çok can yakıcı.
Bir Kişisel Gelişim Danışmanı ve Mentör olarak size şu gerçeği tüm açıklığıyla söyleyebilirim: Bilinçaltının çözemediği her duygusal yük, bedeninizde bir fiziksel ağrı olarak kendine yer bulur.
Buna “Psikosomatik Ağrı” denir. Yani zihin (psyche) ve beden (soma) ortaklığıyla yaratılan gerçek bir acı. Bilinçli zihniniz “Her şey yolunda” dese bile, bilinçaltınızın derinliklerine ittiğiniz öfke, ifade edilmemiş yas, hayır diyememenin getirdiği yük veya “mükemmel olma” baskısı, bedeninizde bir alarm sistemi gibi çalışır.
Gelin, bu durumu zihnin çalışma prensibini en iyi anlatan Buzdağı Metaforu ile inceleyelim ve bedeninizin size ne anlatmaya çalıştığını birlikte çözelim.
Zihinsel Buzdağı: Görünür Ağrı vs. Görünmez Yük
Bedeninizi devasa bir buzdağı gibi düşünün.
1. Buzdağının Görünen Yüzü (%5): Fiziksel Ağrı
Bu kısım, suyun üzerinde kalan ve sizin isyan ettiğiniz kısımdır.
-
“Bu sabah yine migrenim tuttu, işe gidemiyorum.”
-
“Boynumdaki ağrı yüzünden kafamı sağa çeviremiyorum, çok gerginim.”
-
“Sırtımdaki o kamburluk hissi ve ağrı beni mahvetti.” Doktorun “Fiziksel bir neden yok” dediği, sizin ise ilaçlarla geçirmeye çalıştığınız yer burasıdır.
2. Buzdağının Görünmeyen Yüzü (%95): Bilinçaltı Kodları ve Duygusal Yük
Ağrının asıl kaynağı, suyun altında kalan devasa kütledir. Bedeniniz, taşıyamadığınız duyguları dışarı vurmak için ağrıyı bir “dil” olarak kullanır. Hangi bölge ne anlatıyor?
-
Boyun ve Ense Ağrıları: Esnemezlik, inatçılık, olaylara farklı bir açıdan bakmayı reddetmek veya “hayır” diyememenin yarattığı boyun eğme baskısı. (Bilinçaltı Kodu: “Bunu yapmak zorundayım ama içimden hiç gelmiyor.”)
-
Sırt ve Omuz Ağrıları: Hayatın tüm sorumluluğunu tek başına sırtlanma arzusu, desteklenmediğini hissetme,geçmişin yüklerini (affedilemeyenleri) sırtta taşıma. (Bilinçaltı Kodu: “Eğer ben yapmazsam kimse yapmaz, herkesin yükü bende.”)
-
Baş Ağrıları (Migren): Mükemmeliyetçilik baskısı, kendini yetersiz hissetme, zihinsel olarak çok fazla şeyi kontrol etme ve aşırı düşünme (overthinking). (Bilinçaltı Kodu: “Yeterince iyi değilim, her şeyi kontrol altında tutmalıyım.”)
-
Alt Bel (Siyatik) Ağrıları: Genellikle maddi güvensizlik, para korkusu veya geleceğe dair “yeterince desteklenmiyorum” endişesi. (Bilinçaltı Kodu: “Ya parasız kalırsam, ya hayatta tek başıma kalırsam?”)
Ağrıyı Susturma, Mesajı Duy
Psikosomatik ağrılar, bedenin sizi cezalandırma yöntemi değildir; tam tersine, sizin kendinize şefkat göstermenizi ve hayatınızda bir şeyleri değiştirmenizi isteyen bir yardım çığlığıdır. Ağrıyı ağrı kesiciyle susturmak, sadece alarmın sesini kısmak gibidir; yangın içeride devam eder.
Eğer siz de tıbbi bir sebebi bulunmayan kronik ağrılardan yorulup, bedeninizin dilini öğrenerek o “görünmez yükleri” bırakmak istiyorsanız; Bilinçaltı Kodlama terapisiyle ağrının kaynağındaki o eski kayıtları silebiliriz. Bedeninizi bir savaş alanı değil, huzurlu bir tapınak haline getirmek için buradayım.
Sevgiyle ve şifayla kalın,
Didem ErişenKişisel Gelişim Danışmanı / Mentör



