İlişkilerinizde sürekli veren, fedakarlık yapan ama karşılığını alamadığında tükenmiş hisseden taraf hep siz mi oluyorsunuz? Veya geçmişte size yapılan bir haksızlığı, içinizde taşıdığınız o ağır öfkeyi bir türlü bırakamıyor musunuz?
Sürekli verici olmak iyi niyetin, affedememek ise güçlü kalmanın bir göstergesi gibi görünse de; bilinçaltı dünyasında bu ikisi aynı madalyonun iki yüzüdür: Geçmişten gelen bir hayatta kalma sözleşmesi.
Kişisel Gelişim Danışmanı ve Mentör olarak, regresyon (geçmişe dönüş) prensiplerini sadece terapi koltuğunda değil, günlük hayatınızda da uygulayabileceğiniz pratik adımlara dönüştürmeniz gerektiğine inanıyorum. Zihninizle savaşmak veya kendinizi suçlamak yerine, ruhsal dengenizi yeniden kurmanızı sağlayacak 3 Güçlü Regresyon Stratejisi:
1. Savaşmak Yerine Kökeni Anlamak (Kök İnancı Keşfetmek)
Sürekli “evet” dediğiniz veya birinden yardım isteyemediğiniz o anlarda kendinize kızmak yerine, bu duygunun kökenini anlayın. Zihniniz büyük ihtimalle çocukluktan kalma şu hatalı koda tutunuyor: “Eğer sürekli verirsem, ihtiyaçlarını karşılarsam beni severler ve terk etmezler.” Pratik Adım: Alma-verme dengeniz bozulduğunda durun ve zihninize şu rasyonel telkini verin: “Sevilmek veya güvende olmak için kendimden ödün vermek zorunda olduğum o eski zamanlar geride kaldı. Sadece var olduğum için değerliyim.”
2. Yükü Taşımak Yerine İade Etmek (Duygusal Kordonu Kesmek)
Affedememek, size zarar veren kişiyi cezalandırmaz; aksine, onun zehrini her gün kendi içinizde taşımanıza neden olur. Regresyon stratejisinde affetmek, yapılan yanlışı onaylamak veya o kişiyle yeniden konuşmak demek değildir. Zihninizde o kişiyle aranızdaki görünmez duygusal kordonu kesip atmaktır. Pratik Adım: İçinizdeki o bitmek bilmeyen öfke kabardığında, bu duygunun bugüne değil, geçmişteki o anıya ait olduğunu fark edin. Zihninizde o yükü bir paket gibi imgeleyin ve “Bu yük bana ait değil, bu adaletsizliği sana iade ediyorum ve kendi enerjimi geri alıyorum” diyerek serbest bırakın.
3. Yönetimi Ele Almak ve Yeni Kanıtlar Üretmek (Yeni Sözleşme)
Bilinçaltı kanıtlarla çalışır. Geçmişte “alırsam borçlu çıkarım” veya “affedersem yine ezilirim” diyerek kendini korumaya alan zihninize, bugünün yetişkin dünyasında yeni ve güvenli kanıtlar sunmalısınız. Pratik Adım: Size edilen küçük bir iltifatı, ısmarlanan bir kahveyi veya sunulan bir yardımı altında hiçbir neden aramadan, sadece “Teşekkür ederim” diyerek kabul edin. Almanın ve geçmişi geride bırakmanın “güvenli” olduğuna dair zihninize her gün yeni ve minik kanıtlar verin.
Alma-verme dengenizi kurmak ve geçmişin o ağır affedememe yükünden özgürleşmek isterseniz, zihninizdeki o eski sözleşmeleri birlikte yırtıp yenilerini yazabiliriz.
Sevgiyle ve özgürlükle kalın,
Didem Erişen Kişisel Gelişim Danışmanı / Mentör



